Warning: Invalid argument supplied for foreach() in /home/romantah/public_html/umutyilmaz.com.tr/templates/ja_drimia/ja_menus/Base.class.php on line 46
UMUT YILMAZ

Umut YILMAZ Kisisel Sitesi

  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • default color
  • green color
  • cyan color
  • red color
Anasayfa
Her şeyden Birşey Mi; Bir şeyden Herşey Mi?

Arkadaşlar 'Fortune Türkiye' Dergisi'nin Ocak 2010 sayısında yayınlanan "Her şeyden bir şey mi, bir şeyden her şey mi?" adlı makalemi sizlerle paylaşmak istiyorum:

Her şeyden bir şey mi, bir şeyden her şey mi? 

Merhaba arkadaşlar, Bu makaleyi 4. sınıf bir elektrik-elektronik mühendisi adayı olarak gördüğüm bazı sıkıntıları dile getirmek için yazıyorum. Yazımda başlıkta olduğu gibi “Her şeyden bir şey mi, bir şeyden her şey mi” sözlerine açıklık getirmek istiyorum.

"Yarım yamalak bilen, hiç bilmeyenden daha zararlıdır" derler. Ama "Tam bilmediğin konulara karışma" sözüne uyduğumuz sürece, ilgilendiğimiz kadar bilmek, en azından kendimiz için faydalıdır.

Bir konuda uzman olmak önemlidir. Yetkilisinizdir ve yanlış bir şey yapma olasılığınız düşüktür. Ancak her uzman da genel kültüre sahip olmalıdır. Birazcık her şeyden bilmeli ama bir şeyi de tam bilmelidir ki bu da mesleği olmalıdır.
Toplumumuzda her şeyi bilen grubun üyesi çok fazla. Esnafa ülke nasıl yönetilir deseniz ahkam keser, futbolsever hakeme mesleğini öğretir, hastalar çoğu zaman doktorlardan fazla bilir. Başkasının uzmanlığına o kadar çok karışıyoruz ki kendi uzmanlık alanımız diye bir şey kalmıyor. Bu yüzden uzman ama diğer konularda da genel kültür seviyesinde bilgili olunmalıdır.

Örneğin kendi bölümümden vermek istiyorum. Elektrik-elektronik mühendisi olarak bize hem elektrik hem elektronik hem de haberleşme hakkındaki bilgiler verilmekte ama bunların hepsi sadece yüzeysel olarak verilmektedir. Böyle bir anlayış yerine;  elektrik mühendisi ayrı, elektronik mühendisi ayrı, haberleşme mühendisi ayrı olmalıdır. Böylece bir konu hakkında en detaylı bilgiler öğretilerek o konuda uzman bireyler yetiştirilebilir. Ama şimdi ki eğitimde bireyler bilgiler içinde boğulmaktadır çünkü hiçbir bilgiyi tam olarak öğrenememektedir.  Böylece hiç bir konu hakkında yeteri kadar söz sahibi olmayarak, bocalamaktadır. Herkes bir konu da uzaman olmalıdır.

Bu konu sadece bizim bölümle alakalı olmayıp, diğer bölümlerde de bunun bir çok örneği vardır. Mesela Endüstri mühendisliği, mekatronik mühendisliği gibi örnekler verebiliriz… Endüstri mühendisliği, işletme ve makinanın birleşimi, mekatronik, elektronik ve makinanın birleşimi olarak bireylerin önüne sunmaktadırlar. Bunların yerine ayrı ayrı uzman yetiştirip daha etkili bir yol izlenebilir.

İş hayatından örnek verecek olursak, hiçbir mühendis ben elektronik mühendisiyim diye bir tabir bile kullanmıyor. Ben saha mühendisiyim, ben kontrol mühendisiyim gibi tabirler ortaya çıkmaktadır. İş hayatında lisans eğitiminde öğrendiğimiz bilgilerin %98 ini bile kullanmamaktayız, zaten çalışacağın şirket sana yapacağın iş hakkında aylık eğitimler vererek seni o pozisyona hazırlamaktadır..

İş hayatında bölümler hatta kontrol, saha gibi daha da branşlaşarak daha dar çerçevede tutulmalıdır. Böylece bir konu hakkında daha çok söz sahibi ve uzman kişiler yetiştirebiliriz…

Yılan ve kazın bir hikayesi vardı: Kaz az az uçuyor, biraz yüzüyor, biraz da yürüyor. Yılansa sadece sürünüyor. Sonra bir yarış yapıyorlar ve yılan kazanıyor.

                                                                                                            Umut YILMAZ 

her seyden birşey mi, bir şeyden herşey mi

 

 

 
Güzelliğini Güller Kıskanır
 
 
Umut senin gözlerinde pırıltı,
Olur benim yüreğimde ışıltı,
Bu bakan gözler sende oldukça,
Güzelliğini güller kıskanır...

Umut senin yüzünde güldür,
Yüreğindeki sevginle yüzümü güldür,
Sende bu masum gülüşler oldukça,
Güzelliğini güller kıskanır...

Umut senin dilindeki sözdür,
Çıkan her kelime yüreğimin özüdür,
Dudağından dökülen cümlelerden,
Güzelliğini güller kıskanır...

Umut senin aldığın nefestir,
Kalbinin attığı yerdedir,
Bir nefes gülüşünde bile,
Güzelliğini güller kıskanır...

Umut senin yüreğindeki yaşamdır,
Her an hayatındaki anlamdır,
Bir hayat boyu sevildikçe,
Güzelliğini güller kıskanır...

          Umut YILMAZ 

 

Özel Haber

Yapılan bir araştırma dünyanın en teknolojik ülkelerinden biri olarak kabul edilen Amerika'nın bilinmeyen bir özelliğini ortaya çıkarttı. İşte bu ilginç araştırmanın sonuçları...

 

İşleri kolaylaştırmak ve iş hayatındaki stresi azaltmak için tasarlanan bilgisayarların aslında kendilerinin gerginlik yaptığı ortaya çıktı.

Amerika genelinde Intel'in desteğiyle yapılan bilgisayar kullanıcılığı araştırması, yavaş çalışan makinelerin ve kum saati sendromunun bazen cinnetle bile sonuçlandığını gösteriyor.

Ünlü işlemci firmasının desteğiyle bilgisayar kullanıcıları üzerinde yapan istastistik firması Harris Interactive, Amerkalıların bilgisayar kullanımıyla ilgili bilinmeyen gerçekleri açıkladı.

Yavaş Bilgisayar Stres Kapısı

İşletim sisteminin tepkisiz kaldığı zaman ortaya çıkan kum saati sembolü, bilgisayar kullanıcılarının yüzde 51'ini çileden çıkartıyor.

Evinde ya da iş yerinde bilgisayarla fazla yakın olan kullanıcıların yüzde 80'i ise bilgisayar takıldığı zaman geçirdiği zaman içerisinde kendini engellenmiş ve depresif hissediyor.

Araştırmaya katılan kişilerin yüzde 62'si bilgisayarı takıldığı zaman sinirlenip, küfür ettiğini kabul ederken, yüzde 24'lük kısım ise fare ya da klavyeyi kırdıklarını hatta monitöre bile vurduklarını belirtti.

Kum saati sendromunun neden olduğu davranış bozuklulukları konusunda ise katılımcıların, yüzde 70'i başkalarıyla tartıştıklarını itiraf etti. Yüzde 46'lık kısım ise bilgisayara kızıp hırsını aile fertlerinden çıkarttığını söyledi.

 

Kaynak: Kaynak: http://shiftdelete.net 

 

M.I.T. bünyesindeki mühendisler mevcut internet hızını 1000 katına çıkaracak yeni bir sistem üzerinde çalıştıklarını açıkladılar. Proje başarıya ulaşırsa neler olacak?

 

Veri transferinde hıza olan bitmek bilmez ihtiyaç CERN ve M.I.T. gibi önde gelen bilim merkezlerini çözüm üretmeye itiyor.

M.I.T. bünyesinde elektrik ve bilgisayar mühendisi olarak çalışan Prof. Vincent Chan, günümüzdeki bağlantı hızlarını 1000 katına çıkaracak bir teknoloji üzerinde çalıştıklarını açıkladı.

Geliştirilen yeni teknoloji optik kabloların kesişim noktalarını ortadan kaldırmayı planlıyor. Optik kablolarla gönderilen veriler uzun hatlar boyunca büyük hızlarda ilerleyebiliyor fakat kabloların kesişim noktalarında yavaşlamalar meydana geliyor.

Prof. Vincent Chan'in projesi ise kesişim noktası olmayan hatlar oluşturmaktan ileri geliyor. Belirli ana noktalar arasında kesintisiz hatlar oluşturmayı planlayan Prof. Vincent Chan böylece ana merkezler arasındaki veri transferi daha hızlı oluyor.

 

Kaynak: http://shiftdelete.net

 

 

Anketler

Maddemi Daha Ağırdır Yoksa Mana Mı?
 

Kimler Çevrimiçi

Şu anda 1 ziyaretçi çevrimiçi